Artık NBA’de yeni sezonun başlamasına sayılı zamanlar kaldı. Bu sezonda NBA’de bizi temsil edecek sporcularımızın sezon içinde neler yapabileceğine dair kısa değerlendirmeler yapmak istiyorum. Bu sezon NBA’de 2 çaylak ve 2 adet tecrübeli oyuncumuz sahnede olacak. Önceliği çaylaklarımıza vererek başlayacağım. Alperen Şengün bu sene NBA’e Houston Rockets tarafından draft edildi. Bununla birlikte çok güzel bir sezon öncesi maç grafiği çizdi bizlere. Maçlarının bir çoğunu canlı olarak izledim ve hepsinde de Alperen’i izlerken çok keyif aldım. Bu sayede tabii tüm dikkatleri de kendi üzerine çekti Alperen. Kendisinin bir çok eksiği olduğunu bende biliyorum, şutunda sıkıntılar var geliştirmesi lazım, yere daha sağlam basması lazım yani güçlenmesi lazım, atletizm seviyesini arttırması lazım. Ancak Alperen Houston’daki diğer uzunlara nazaran hücuma çok daha fazla enerji katıyor ve katkı veriyor bence. Gerçek anlamda pas akışını sağlayan en iyi oyuncularından birisi Alperen. Basketbol bilgisi oldukça yüksek, savunmayı okuma konusunda gayet başarılı. Bu eksilere rağmen, NBA’e çaylak olarak gelmiş ve ilk maçlarına çıkan bir oyuncuya göre gayet başarılı olduğunu söyleyebilirim Alperen’in. Houston gibi kısa ve orta vadede hedefleri az olan bir takımın Alperen üzerinden bir gelişme planı yapması yanlış bir çaba olmayacaktır bence. Jokic etkisi yaratır mı Alperen? Bunun tahminini yapmak çok zor, keşke çok daha fazlasını yapabilse ama Jokic lige damgasını vurmuş bir star. Ancak yine de gidişatını en beğendiğim isim Alperen’dir. Umarım eksiklerini bir an önce giderir ve daha fazla gurur duyacağımız bir konuma gelir kendisi.
Ömer Faruk Yurtseven’den bahseden olursam. Ömer bu seviyeye gelene kadar NBA’in bir çok alt takımında mücadele etmiş bir oyuncu olarak gözüme çarpıyor. Bu sene kendisi Miami Heat tarafından draft edildi. Eğer Miami Heat takımının mücadeleci yapısını kapabilirse Ömer, o takım için vazgeçilmez isimlerden birisi olabilir. Bence Miami Heat’in Ömer’e de hayli fazla ihtiyacı var. Ömer, ribaunt’lar konusunda çok başarılı bir oyuncu, hucüm ribaunt’larında baya aktif kalan bir oyuncu. Aldığı süreye ve oynadığı sezon öncesi maçlarına bakarsak istatistikleri gerçekten çok göz kamaştırıcı. Şutu ortalama bir seviyede ama çok daha fazla geliştirmesi gerektiğini inanıyorum. Çünkü modern basketbolda A’dan Z’ye tüm oyuncular için en önemli donanımlardan biri şuttur. Eğer şutunuz iyi değilse o takımda tutulma ihtimaliniz oldukça zayıflıyor. Ömer eski tarz bir pivot modelinde bir oyuncu. Eğer çalışırsa ve kendini geliştirirse farklı bir tarzda oyuncu olabilir. Miami onun gelişmesi için köprü görevi görebilecek en iyi takımlardan biridir bence. Üstündeki oyuncuları kendine hedef olarak koyup o oyuncuları geçmek üzerine çalışmalar yapması gerekiyor. Sadece ribaunt alarak bu takımlarda kalıcı olamayacağını kendisi de muhtemelen tahmin edecektir.
Alperen ile Ömer’in farkı şurada ortaya çıkıyor Alperen’in takımı Houston’un hedefleri Ömer’in takımı Miami kadar belirgin değil. Onlar için birkaç sene üst sıralara oynamamak veya playofflara girememek sorun yaratmayacaktır. Anca Miami için bu böyle değil, bu takım her zaman iddaa’lı bir takım olmuştur ve öyle kalacaktır. Ömer’in şanssızlığı G League’den gelmiş olması ve ona karşı beklentinin çok yüksek olması. Alperen’e ise bu beklentiden ziyade geleceğe bir yatırım gözüyle bakılıyor. Eğer bunun karşılığını verirse Alperen gerçekten kariyeri çok gelişmeye açık bir oyuncu olacaktır. Ömer’in ise şansı çok kısıtlı ve bir çok kaliteli yabancı arasından kendine yer bulması gerekecektir. Kendisini kolay hedef yolundan çıkarıp vazgeçilmez oyuncu haline getirmesi gerekmektedir.
Bir sonraki yazımda ise tecrübeli yeteneklerimiz Cedi ve Furkan’dan bahsedeceğim. Teşekkürler...