Yorgunlukla ilişkilendirilebilecek en önemli konu başlıklarından biri de beslenmedir. Enerji ihtiyacınızı karşılayacak besinleri uygun miktarlarda ve düzende almıyorsanız yorgunlukla başa çıkmakta güçlük çekebilirsiniz. Beslenme konusunu biraz daha detaylı ele almak önemini kavrayabilmek açısından önem taşımaktadır.
Doku ve organlardaki hücrelerin büyümesini ve devamlılığını, ayrıca gelişimin normal seyrini sağlamak için gerekli enerjiyi oluşturmak üzere uygun tipteki besinlerden yeterli miktarda almak dengeli beslenme olarak açıklanmaktadır. Besin maddeleri iki temel özellik göstermektedir:
Plastik maddeler (hücrelerin ve bazı organik maddelerin yapı malzemeleri)
Enerjetik maddeler (sinir iletimi, kas kasılması ve salgı gibi işlevlerde gerekli enerjiyi oluşturan maddeler)
Yukarıdaki iki özelliği taşıyan besin maddeleri ise dört grupta toplanmaktadır.
Süt ve süt ürünleri (süt, peynir, yoğurt)
Et, balık, tavuk, yumurta ve diğer protein kaynakları (nohut, fasulye vb.)
Sebze ve meyveler
Tahıl ve kuru baklagiller (makarna, pirinç, ekmek vb.)
Dengeli beslenmede yukarıdaki besin gruplarından günlük ihtiyaçlara göre yeterli miktarları almak gerekmektedir. Optimum (yaş, cinsiyet, günlük ihtiyaç ve özel durumlar itibariyle en uygun) miktarda proteinler, kompleks karbonhidratlar, az miktarda sodyum (tuz), yağ ve basit şekerlerden oluşan dengeli beslenmede bu besin gruplarındaki örneklerden çeşitlilik içeren bir karışım alınması önerilmektedir. Aynı besinlerin tekdüze bir şekilde alınması farklı besinlerde bulunan bazı farklı elementlerin alımını sınırlamakta ve beslenmede dengesizlikler oluşabilmektedir.
DENGELİ BESLENME YORGUNLUKTAN KORUNMADA ÖNEMLİDİR.
Yukarıdaki iki temel özelliği taşıyan ve dört ana grupta toplanan besin maddelerinde altı temel besin öğesi bulunur:
Karbonhidratlar
Proteinler
Yağlar
Vitaminler
Mineraller
Su
Şimdi de farklı görevleri olan bu öğelerden enerji oluşumuyla ilgili olanları inceleyebiliriz:
KARBONHİDRATLAR
Karbonhidratlar karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan moleküller içeren şeker, nişasta ve selüloz gibi çok çeşitli grupların içinde bulunduğu besinlerdir. Kompleks ve basit olmak üzere genel olarak iki grupta ele alınmaktadırlar.
Kompleks karbonhidratlar liflerden zengindir ve vitamin içerikleri fazladır: Ekmek, nişastalı tahıllar, pirinç ve makarnada bulunurlar.
Basit karbonhidratların bulunduğu besinlerde de vitamin ve mineraller bulunur, ancak sınırlıdır. Basit şekerler doğal olarak meyvelerde, süt ve süt ürünlerinde, sebzelerde bulunmaktadırlar. Basit karbonhidratlar yapay olarak da elde edilmektedirler. Ancak yapay şekerler vitamin ve mineral içermez.
Karbonhidratların temel işlevi özellikle beyin ve sinir sistemi başta olmak üzere tüm dokuların enerji ihtiyacını karşılamaktır. Gerek beyin gerekse vücut etkinliklerinde karbonhidratlar büyük ölçüde enerji veren olaylara katılırlar. Yorgunluk bu maddenin kaslardan azalmasıyla yakından ilişkilidir. Örneğin egzersiz sonrası hissedilen yorgunluk, kastaki glikojenin azalmasına bağlıdır ve besinlerle alman karbonhidratlarla yerine konduğunda kas tekrar yeni bir çalışma için hazır duruma gelir. Günlük olarak alınması gereken toplam enerjinin P-60’mm karbonhidratlardan karşılanması önerilmektedir. Yüksek enerjili ancak basit yapıdaki karbonhidratların tercih edilmemesi uygun olur. Bunun yerine kompleks karbonhidratlı, daha düşük enerjili besin ürünleri alınmalıdır. Çünkü basit şekerler kandan hızla hücre içine geçtiğinden kan şeker düzeyi de düşük olacaktır. Bu şekildeki ani kan şekeri değişimleri organizmamızın bin yıllardır alıştığı bir durum değildir. İstenmeyen ve ani tepkiler verir. Uzun zaman içinde diyabet gibi bazı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu durumu engellemek için;
Daha çok meyve ve sebze tüketilmesi,
Daha çok ekmek, pirinç ve tahıllardan elde edilen besin tüketilmesi,
Daha çok fasulye, mercimek ve kuru bezelye gibi yiyeceklerin yenmesi,
Daha az yağlı peynir ve süt tüketilmesi genel öneriler arasındadır.
Kilo alma sorununun temel nedeni günlük ihtiyaçtan daha fazla alman karbonhidratın kullanılamayıp yağa dönüşmesi ve depolanmasıdır. Aşırı kilolar belirli bir sınırın üzerine çıkarsa şişmanlık (obezite) ortaya çıkar. Şişmanlık, tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur ve taşınması gereken fazla ağırlık nedeniyle de ayrıca yorgunluğa neden olan bir etkendir.
Doku ve organlardaki hücrelerin büyümesini ve devamlılığını, ayrıca gelişimin normal seyrini sağlamak için gerekli enerjiyi oluşturmak üzere uygun tipteki besinlerden yeterli miktarda almak dengeli beslenme olarak açıklanmaktadır. Besin maddeleri iki temel özellik göstermektedir:
Plastik maddeler (hücrelerin ve bazı organik maddelerin yapı malzemeleri)
Enerjetik maddeler (sinir iletimi, kas kasılması ve salgı gibi işlevlerde gerekli enerjiyi oluşturan maddeler)
Yukarıdaki iki özelliği taşıyan besin maddeleri ise dört grupta toplanmaktadır.
Süt ve süt ürünleri (süt, peynir, yoğurt)
Et, balık, tavuk, yumurta ve diğer protein kaynakları (nohut, fasulye vb.)
Sebze ve meyveler
Tahıl ve kuru baklagiller (makarna, pirinç, ekmek vb.)
Dengeli beslenmede yukarıdaki besin gruplarından günlük ihtiyaçlara göre yeterli miktarları almak gerekmektedir. Optimum (yaş, cinsiyet, günlük ihtiyaç ve özel durumlar itibariyle en uygun) miktarda proteinler, kompleks karbonhidratlar, az miktarda sodyum (tuz), yağ ve basit şekerlerden oluşan dengeli beslenmede bu besin gruplarındaki örneklerden çeşitlilik içeren bir karışım alınması önerilmektedir. Aynı besinlerin tekdüze bir şekilde alınması farklı besinlerde bulunan bazı farklı elementlerin alımını sınırlamakta ve beslenmede dengesizlikler oluşabilmektedir.
DENGELİ BESLENME YORGUNLUKTAN KORUNMADA ÖNEMLİDİR.
Yukarıdaki iki temel özelliği taşıyan ve dört ana grupta toplanan besin maddelerinde altı temel besin öğesi bulunur:
Karbonhidratlar
Proteinler
Yağlar
Vitaminler
Mineraller
Su
Şimdi de farklı görevleri olan bu öğelerden enerji oluşumuyla ilgili olanları inceleyebiliriz:
KARBONHİDRATLAR
Karbonhidratlar karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan moleküller içeren şeker, nişasta ve selüloz gibi çok çeşitli grupların içinde bulunduğu besinlerdir. Kompleks ve basit olmak üzere genel olarak iki grupta ele alınmaktadırlar.
Kompleks karbonhidratlar liflerden zengindir ve vitamin içerikleri fazladır: Ekmek, nişastalı tahıllar, pirinç ve makarnada bulunurlar.
Basit karbonhidratların bulunduğu besinlerde de vitamin ve mineraller bulunur, ancak sınırlıdır. Basit şekerler doğal olarak meyvelerde, süt ve süt ürünlerinde, sebzelerde bulunmaktadırlar. Basit karbonhidratlar yapay olarak da elde edilmektedirler. Ancak yapay şekerler vitamin ve mineral içermez.
Karbonhidratların temel işlevi özellikle beyin ve sinir sistemi başta olmak üzere tüm dokuların enerji ihtiyacını karşılamaktır. Gerek beyin gerekse vücut etkinliklerinde karbonhidratlar büyük ölçüde enerji veren olaylara katılırlar. Yorgunluk bu maddenin kaslardan azalmasıyla yakından ilişkilidir. Örneğin egzersiz sonrası hissedilen yorgunluk, kastaki glikojenin azalmasına bağlıdır ve besinlerle alman karbonhidratlarla yerine konduğunda kas tekrar yeni bir çalışma için hazır duruma gelir. Günlük olarak alınması gereken toplam enerjinin P-60’mm karbonhidratlardan karşılanması önerilmektedir. Yüksek enerjili ancak basit yapıdaki karbonhidratların tercih edilmemesi uygun olur. Bunun yerine kompleks karbonhidratlı, daha düşük enerjili besin ürünleri alınmalıdır. Çünkü basit şekerler kandan hızla hücre içine geçtiğinden kan şeker düzeyi de düşük olacaktır. Bu şekildeki ani kan şekeri değişimleri organizmamızın bin yıllardır alıştığı bir durum değildir. İstenmeyen ve ani tepkiler verir. Uzun zaman içinde diyabet gibi bazı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu durumu engellemek için;
Daha çok meyve ve sebze tüketilmesi,
Daha çok ekmek, pirinç ve tahıllardan elde edilen besin tüketilmesi,
Daha çok fasulye, mercimek ve kuru bezelye gibi yiyeceklerin yenmesi,
Daha az yağlı peynir ve süt tüketilmesi genel öneriler arasındadır.
Kilo alma sorununun temel nedeni günlük ihtiyaçtan daha fazla alman karbonhidratın kullanılamayıp yağa dönüşmesi ve depolanmasıdır. Aşırı kilolar belirli bir sınırın üzerine çıkarsa şişmanlık (obezite) ortaya çıkar. Şişmanlık, tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur ve taşınması gereken fazla ağırlık nedeniyle de ayrıca yorgunluğa neden olan bir etkendir.