Bu rehber şunları içerir:
-Mardin Hakkında Kısa Kısa Bilgiler
-Mardin Popüler Ziyaret Yerleri
-Mardin’de Ne Yenir?
-Mardin’den Ne Alınır?
-Mardin’de Mevsime Göre Nasıl Giyinmelisiniz?
-Mardin İpuçları
-Mardin’in Neyi Meşhur?
-Mardin’de Gezilecek Yerler
-Mardin’de Ne Yenir?
Mardin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan ve dağın yamacına kurulmuş tarih kokan bir şehrimizdir.
Mardin’in doğusunda Siirt ve Şırnak, batısında Şanlıurfa, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman güneyinde ise Suriye bulunmaktadır.
Mardin’e gittiğinizde tüm illerden farklı olarak bir kültür sizi karşılamaktadır. Birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Burası Persliler ve Romalılar arasında büyük savaşlar görmüş bir şehirdir.
Mardin mimari açıdan çok düzenli bir yapıya sahiptir bundan dolayı yürüyerek gidebileceğiniz pek çok yer bulunmaktadır.
Şehre geldiğinizde aracınızı biraz dış kısımlara park edip şehrin içini yürüyerek gezmeniz gerekmektedir. Bunun sebebi ise şehrin dar sokaklarına araçlar girememektedir. Buranın yerlileri şehrin içinde eşeklerle dolaşmaktadırlar.
Mardin’e geldiğinizde öncelikle Kartal Yuvası ’da denilen Mardin Kalesine ve Süryaniler tarafından hala daha kullanılan Deyrulzafaran Medresesine mutlaka gitmelisiniz.
Şırnak Hakkında Kısa Kısa Bilgiler
Mardin’in yüzölçümü 8.891 km² dir. Mardin’de kilometrekare başına 94 insan düşmektedir. Mardin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer almaktadır.
Mardin nüfusu 2018 yılına göre 829.195 dir. Bu nüfusun %50,29 erkek, %49,71 kadındır.
Şehir İçi Ulaşım: Ulaşım minibüs ve taksilerle gerçekleştirilmektedir. Minibüs fiyatları tam: 2,25 öğrenci:1,25 dir.
Mardin kışın soğuk yazın ise çok sıcak olabileceğinden en ideal zaman bahar aylarıdır. Fakat bahar ayında da biraz soğuk olabilmektedir gelirken genede kalın giysiler getirebilirsiniz.
Mardin Popüler Ziyaret Yerleri
-Mardin Kalesi
-Deyrulzafaran Manastırı
-Mardin Evler
-Ulu Cami
-Zinciriye Medresesi
Mardin’de Ne Yenir
-İçli Köfte
-Soğan Kebabı
-Dobo
-Firkiye
-Sembusek
Mardin’den Ne Alınır?
-Telkari (Gümüş İşleme)
-Bakır Ürünler
-Sabun
-Badem Şekeri
Mardin’e geldiğinizde buraya özgü memleketinize götürmek için çok güzel şeyler alabilirsiniz.
Osmanlı Döneminden kalmış olan telkâri yani gümüş işleme sanatı Mardin’de sayısı çok az olmakla birlikte hala sürdürülmektedir. Telkari daha çok Midyat bölgesinde yapılmaktadır. İsterseniz Mardin’de telkâri dükkanlarını gezebilir ve atölyelerinde nasıl yapıldıklarını izleyebilirsiniz.
Mardin Ulu cami karşısında bulunan Bakırcılar Çarşısına gidip bakır ürünlerden alabilirsiniz.
Mardin sabunları çok ünlüdür sokaklarda bir sürü sabun tezgahı görebilirsiniz. Birçok çeşidi bulunan Mardin sabunları çeşitli hastalıklara da şifa olmaktadır. Mardin’deki bölge halkı Mehmet Dede’den almanızı önermektedir.
Mardin’de Mevsimlere Göre Nasıl Giyinmelisiniz?
İlkbahar: Mardin’de ilkbahar geldiği çok fazla hissedilmemektedir. Kıştan yaza geçiş çok hızlı olmaktadır. İlkbahar ayında en yüksel sıcaklık 19.5 ˚C olarak ölçülmüştür.
Yaz: Mardin’de yaz ayında Akdeniz iklimi özelliğini göstermektedir. Mardin Türkiye’deki güneşlenme süresi bakımından baş sıralarda yer aldığı için buraya gelirken güneş gözlüğünüzle gelmenizi tavsiye ederiz.
Sonbahar: Mardin’de sonbahar ayı yaz gibi geçmektedir. Yağışlar az ve sıcaklıklar yazdan kalma diyebileceğimiz tarzdandır.
Kış: Mardin kış aylarında çok fazla yağış almaktadır sıcaklıklar ise ortalama derecededir. Buraya gelirken mutlaka yanınızda şemsiye getirmenizi öneririz.
-Ortalama Seyahat Süresi: 3 Gün
-Günlük Ortalama Seyahat Harcaması: 100₺
-Hediyelik Eşya: Sabun, Telkari
-İl Plaka Kodu: 47
-İl Telefon Kodu: 0 482
Mardin’in Neyi Meşhur?
-Mardin Kalesi
-Mardin Evleri
-Deyrulzafaran Manastırı
-Sabun
-Ulu Cami
-Mardin Müzesi
Mardin’de Gezilecek Yerler
Mardin Kalesi:
10. yüzyılda Hamdeniler tarafınıdan yapıldığı düşünülen Mardin Kalesi Mezopotamya Ovası manzarası ile ziyaretçilerine eşsiz bir gezi sunmaktadır.
Kartal Yuvası olarakta bilenen Mardin Kalesi 1600 yıllık tarihi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Mardin Kalesi şuan da doğal kaya üzerine birkaç eklenti yapılmasıyla hala ayaktadır. Fakat ziyaretçilere kapalı durumdadır. Eğer kaleyi görmek isterseniz hemen yanında bulunan Zinciriye Medresesine gidip bu eşsiz güzelliği görebilirsiniz.
Mardin Evleri:
Mardin, kolay işlenen sarı kalker taşının kullanıldığı üzerine çeşitli süslemelerle donatılmış evleriyle meşhur bir şehrimizdir.
Mardin evlerinin duvarları 4m uzunluğuna kadar ulaşmaktadır bunun sebebi ise zorlu kış şartlarından korunma amaçlanmıştır.
Yazlık denilen bahçe eskiden ahır olarak kullanılması için yapılmıştır fakat günümüzde Mardin halkı burayı depo olarak kullanmaktadır. Eyvan denilen bölümde ise yazları oturulan yerlerdir. Eyvan batı güneşinde gölgede kalacak şekilde dizayn edilmiştir.
Mardin evlerinin en büyük özelliği ise yapıların değişik motiflerle süslenmiş olmasıdır. Mardin 1979 yılında kentsel SİT alanı olarak ilan edilmiştir.
Deyrulzafaran Manastırı:
5. yüzyılda inşaat edilen ve adını çevresinde bulunan safran bitkisinden alan Deyrulzafaran Manastırı günümüzde Süryaniler için bir ibadet hane olarak kullanılmaktadır.
Süryanilerin en eski yapılarından biri olan Deyrulzafaran Manastırının içerisinde 52 Süryani patriğinin mezarları yer almaktadır.
Bu manastırın en dikkat çeken özelliği ise tavanıdır. Tavanın yapılması için herhangi bir harç malzemesi kullanılmamıştır.
Deyrulzafaran Manastırı merkeze 8 km uzaklığındadır. Maalesef buraya gelmeniz için bir araca ihtiyacınız vardır. Buraya minibüsler gelmemektedir.
Ziyaretçi Saatleri:
YAZ DÖNEMİ
SABAH : 08:30 - 12:00
ÖĞLEN : 13:00 - 17:00
KIŞ DÖNEMİ
SABAH : 08:30 - 12:00
ÖĞLEN : 13:00 - 16:30
Ulu Cami:
Mardin Ulu Cami 1176 yılında Artuklular tarafından yapılmıştır. Artukluların mimari açıdan en güzel örneklerindendir.
Mardin’in en büyük camileri arasından bulunan Ulu Cami 2 minareli olarak inşa edilmiştir fakat günümüze yalnızca 1 tanesi ulaşabilmiştir. Cami içerisinde Hz. Muhammed’in sakalının sergilendiği bir bölümde yer almaktadır.
Ulu Cami Süryanilerin söylemlerine göre eskiden kilise olarak kullanılıp sonradan camiye çevrilmiştir.
Mardin Müzesi:
1895 yılında Süryani Katolik Patrikhanesi olarak inşa edilen bu yapı pek çok hizmet için kullanılmıştır fakat 1947 yılında kurulan Mardin Müzesi 2000 yılında buraya taşınmıştır.
Asurlular zamanından beri bölgede yaşamış olan medeniyetlerden kalan eserler sergilenmektedir. Tarihi eserlerin yanı sıra Mardin’i tanımamız için kültürel değer taşıyan eserlerde bulunmaktadır.
Kasımiye Medresesi:
Kasımiye Medresesi Artuklular tarafından yapımına başlanmış ancak Moğolların saldırıları yüzünden yarım kalmıştır. Akkoyunlular tarafından ise 15. yüzyılda inşası tamamlanmıştır.
Kasımiye Medresesinin bir avlusu ve çeşmesi bulunmaktadır. Çeşmenin doğum ile ölüm arasındaki hızlı geçen zamanı simgelediği söylenmektedir.
Kasımiye Medresesi zamanında önemli bir eğitim merkezi halindeydi. Günümüzde ise El Cezire Sanat Müzesi olarak kullanılmaktadır.
Mor Gabriel Manastırı:
Mor Gabriel Manastırı 397 yılında Mor Şmuel ve öğrencisi Mor Şemun tarafından inşa edilmiştir.
Mardin’in Midyat ilçesinde bulunan Mor Gabriel Manastırı Süryanilerin ana yurdu olarak bilinmektedir. Hatta Süryani Kilisesi tarafından İkinci Kudüs olarak ilan edilmiştir.
Manastır Mardin kesme taşlardan yapılmıştır. Süslemeleriyle eşsiz güzellikler sunan manastırın en özel yapısı ise Theodora Kubbesidir.
Mardin Dara Antik Kenti:
Mardin’in en önemli tarihi yerlerinden olan Antik Kent ziyaretçilerine eşsiz bir tarihi güzellik sunmaktadır.
Mezopotamya’nın en önemli mekanlarından biri olan Dara Antik Kenti 6. yüzyılda Bizans İmparatorluğu sınırlarını korumak için yapılmıştır.
Antik Kent içerisinde Pers ve Babil kral mezarları, saray, kilise ve çarşıya ait bazı kalıntılar bulunmaktadır.
Midyat Mağaraları:
Mardin coğrafi özelliklerinden dolayı insanlar eski zamanlarda insanlarda mağara kültürü varmış.
Mardin ilçelerinde ve merkezinde İplik Dokuma Mağaraları, Şifa Mağaraları ve adını sayamadığımız çok sayıda mağara bulunmaktadır.
Mardin’e geldiğinizde bu insanların sanat anlayışlarını, güçlerini, sabırlarını görmeniz için mağaraları ziyaret etmenizi öneririz.
Zinciriye Medresesi:
Sultan İsa Medresesi olarak da bilinen Zinciriye Medresesi 1385 yılında Artuklu Sultanı İsa bin Muzaffer Davud bin El Melik Salih tarafından yaptırılmıştır.
Zinciriye Medresesi Mardin’in en tepesinde bulunduğundan dolayı zamanında rasathane olarak ta kullanılmıştır.
Zinciriye Medresesi iki katlı ve iki avlulu olarak inşa edilmiştir. Medrese özelikle taş işçiliği ile dikkat çekmektedir.
Artuklu mimarisinin en iyi yapılarından olan Zinciriye Medresesi günümüzde kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
Sakıp Sapancı Mardin Kent Müzesi:
Sakıp Sapancı Kent Müzesi 2009 yılında ziyaretçilerine kapılarını açmıştır.
Zamanında askeri kışlası, vergi dairesi olarak kullanılan yapıda günümüzde Mardin kültürü hakkında eserler yer almaktadır. Ayrıca Dilek Sapancıya ait fotoğraf ve resim sergileride bulunmaktadır.
Mardin’e geldiğinizde bu atmosferi mutlaka solumalısınız.
Müze Pazartesi günü hariç haftanın 6 günü saat 09.00-17.00 arası ziyaretçilerine kapılarını açmaktadır ve giriş ücreti 2 TL dir.
Surur Han:
17. yüzyılda Osmanlılar tarafından yapılan Surur Han tarihi kervansaray örneklerinden biridir.
Surur Han 2 katlı dikdörtgen yapıdadır ve içerisinde hediyelik eşya satan dükkanlar, oturup kahve içebileceğiniz kafeler bulunmaktadır.
Yerli ve yabancı turistlerin her zaman uğrak noktası olan bu hana sizlerin de gidip görmesini tavsiye ederiz.
Kırklar Kilisesi:
Kırklar Kilisesi 569 yılında Mor Behnam ve kız kardeşi Saro adına inşa ettirilmiştir. 12. yüzyılda camiye çevrilmiştir fakat ismi hala Kırklar Kilisesi olarak anılmaktadır.
Kırklar Kilisesi adını Roma İmparatoru Dokios isyan eden 40 tane Hristiyan askerini buz gölüne atar ve donarak ölmelerine sebep olmasından almaktadır.
Sade ve estetik bir yapıya sahip olan kilise avlusundaki çan kulesi ve ince taş işçiliği gelen ziyaretçilerin en çok beğendiği yapılardandır.
Şehidiye Medresesi:
Yan tarafında bulunan ve aynı adla anılan Şehidiye Camii ile birlikte 13. yüzyılda Artuklu Sultanı Melik Nasreddin Artuk Aslan tarafından yaptırılmıştır.
Yan tarafında bulunan Camii ile de çok dikkat çeken medresenin taş işlemeleri gözleri boyamaktadır.
Şehidiye Cami’sinin minaresi 1916 yılında Ermeni bir mimar tarafından sonradan yapılmıştır.
Mardin’e geldiğinizde süslü taşlarıyla ve minaresiyle dikkat çeken bu yapıları mutlaka görmenizi tavsiye ederiz.
Mardin’de Ne Yenir?
Kibbe: Kibe olarak da bilinen Kibbe aslında bildiğimiz işkembe dolmasıdır. Mardinliler bu yemeğe Kibbe demişlerdir.
İrok: Mardin usulü içli köftedir. Bu yemeğin haşlanarak yapılanına ise İkbebet denir.
Soğan Kebabı: Birçoğumuz soğan kebabı dendiğinde garipseyebilir fakat Mardinliler bu yemeği çok sevmektedir.
Kaburga Dolması: Birçok yörenin yöresel yemeği olan kaburga dolması Mardinlilerinde sofralarında olmazsa olmaz yemekleri arasındadır.
Dobo: Mardin dendiğinde yemek olarak akla ilk olarak et gelmektedir. Dobo da Kuzu kol ile yapılan çok güzel bir yemektir.
Firkiye: Çağla ve kuşbaşı et ile yapılan bu yemek Mardinlilerin yaptığı en değişik tarzda yemektir.
Kiliçe: Mardin çöreğidir.
Sembusek: Lahmacunun ikiye katlanmış hali olarak yapılan bu yemeğin lahmacundan farkı saç üzerinde pişirilmesidir.
Alluciye: Yeşil erik ve et ile yapılan bu yemek Mardin’in en değişik tarzdaki yemekleri arasındadır.
Accin: İçerisinde et, bulgur, ve yumurta bulunan bu yemeği Mardinliler çok sevmektedir.
Harire: Mardinlilerin tatlısıdır. İçerisinde pekmez, un, şeker ve tarçın bulunmaktadır.
-Mardin Hakkında Kısa Kısa Bilgiler
-Mardin Popüler Ziyaret Yerleri
-Mardin’de Ne Yenir?
-Mardin’den Ne Alınır?
-Mardin’de Mevsime Göre Nasıl Giyinmelisiniz?
-Mardin İpuçları
-Mardin’in Neyi Meşhur?
-Mardin’de Gezilecek Yerler
-Mardin’de Ne Yenir?
Mardin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan ve dağın yamacına kurulmuş tarih kokan bir şehrimizdir.
Mardin’in doğusunda Siirt ve Şırnak, batısında Şanlıurfa, kuzeyinde Diyarbakır ve Batman güneyinde ise Suriye bulunmaktadır.
Mardin’e gittiğinizde tüm illerden farklı olarak bir kültür sizi karşılamaktadır. Birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Burası Persliler ve Romalılar arasında büyük savaşlar görmüş bir şehirdir.
Mardin mimari açıdan çok düzenli bir yapıya sahiptir bundan dolayı yürüyerek gidebileceğiniz pek çok yer bulunmaktadır.
Şehre geldiğinizde aracınızı biraz dış kısımlara park edip şehrin içini yürüyerek gezmeniz gerekmektedir. Bunun sebebi ise şehrin dar sokaklarına araçlar girememektedir. Buranın yerlileri şehrin içinde eşeklerle dolaşmaktadırlar.
Mardin’e geldiğinizde öncelikle Kartal Yuvası ’da denilen Mardin Kalesine ve Süryaniler tarafından hala daha kullanılan Deyrulzafaran Medresesine mutlaka gitmelisiniz.
Şırnak Hakkında Kısa Kısa Bilgiler
Mardin’in yüzölçümü 8.891 km² dir. Mardin’de kilometrekare başına 94 insan düşmektedir. Mardin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer almaktadır.
Mardin nüfusu 2018 yılına göre 829.195 dir. Bu nüfusun %50,29 erkek, %49,71 kadındır.
Şehir İçi Ulaşım: Ulaşım minibüs ve taksilerle gerçekleştirilmektedir. Minibüs fiyatları tam: 2,25 öğrenci:1,25 dir.
Mardin kışın soğuk yazın ise çok sıcak olabileceğinden en ideal zaman bahar aylarıdır. Fakat bahar ayında da biraz soğuk olabilmektedir gelirken genede kalın giysiler getirebilirsiniz.
Mardin Popüler Ziyaret Yerleri
-Mardin Kalesi
-Deyrulzafaran Manastırı
-Mardin Evler
-Ulu Cami
-Zinciriye Medresesi
Mardin’de Ne Yenir
-İçli Köfte
-Soğan Kebabı
-Dobo
-Firkiye
-Sembusek
Mardin’den Ne Alınır?
-Telkari (Gümüş İşleme)
-Bakır Ürünler
-Sabun
-Badem Şekeri
Mardin’e geldiğinizde buraya özgü memleketinize götürmek için çok güzel şeyler alabilirsiniz.
Osmanlı Döneminden kalmış olan telkâri yani gümüş işleme sanatı Mardin’de sayısı çok az olmakla birlikte hala sürdürülmektedir. Telkari daha çok Midyat bölgesinde yapılmaktadır. İsterseniz Mardin’de telkâri dükkanlarını gezebilir ve atölyelerinde nasıl yapıldıklarını izleyebilirsiniz.
Mardin Ulu cami karşısında bulunan Bakırcılar Çarşısına gidip bakır ürünlerden alabilirsiniz.
Mardin sabunları çok ünlüdür sokaklarda bir sürü sabun tezgahı görebilirsiniz. Birçok çeşidi bulunan Mardin sabunları çeşitli hastalıklara da şifa olmaktadır. Mardin’deki bölge halkı Mehmet Dede’den almanızı önermektedir.
Mardin’de Mevsimlere Göre Nasıl Giyinmelisiniz?
İlkbahar: Mardin’de ilkbahar geldiği çok fazla hissedilmemektedir. Kıştan yaza geçiş çok hızlı olmaktadır. İlkbahar ayında en yüksel sıcaklık 19.5 ˚C olarak ölçülmüştür.
Yaz: Mardin’de yaz ayında Akdeniz iklimi özelliğini göstermektedir. Mardin Türkiye’deki güneşlenme süresi bakımından baş sıralarda yer aldığı için buraya gelirken güneş gözlüğünüzle gelmenizi tavsiye ederiz.
Sonbahar: Mardin’de sonbahar ayı yaz gibi geçmektedir. Yağışlar az ve sıcaklıklar yazdan kalma diyebileceğimiz tarzdandır.
Kış: Mardin kış aylarında çok fazla yağış almaktadır sıcaklıklar ise ortalama derecededir. Buraya gelirken mutlaka yanınızda şemsiye getirmenizi öneririz.
-Ortalama Seyahat Süresi: 3 Gün
-Günlük Ortalama Seyahat Harcaması: 100₺
-Hediyelik Eşya: Sabun, Telkari
-İl Plaka Kodu: 47
-İl Telefon Kodu: 0 482
Mardin’in Neyi Meşhur?
-Mardin Kalesi
-Mardin Evleri
-Deyrulzafaran Manastırı
-Sabun
-Ulu Cami
-Mardin Müzesi
Mardin’de Gezilecek Yerler
Mardin Kalesi:
10. yüzyılda Hamdeniler tarafınıdan yapıldığı düşünülen Mardin Kalesi Mezopotamya Ovası manzarası ile ziyaretçilerine eşsiz bir gezi sunmaktadır.
Kartal Yuvası olarakta bilenen Mardin Kalesi 1600 yıllık tarihi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
Mardin Kalesi şuan da doğal kaya üzerine birkaç eklenti yapılmasıyla hala ayaktadır. Fakat ziyaretçilere kapalı durumdadır. Eğer kaleyi görmek isterseniz hemen yanında bulunan Zinciriye Medresesine gidip bu eşsiz güzelliği görebilirsiniz.
Mardin Evleri:
Mardin, kolay işlenen sarı kalker taşının kullanıldığı üzerine çeşitli süslemelerle donatılmış evleriyle meşhur bir şehrimizdir.
Mardin evlerinin duvarları 4m uzunluğuna kadar ulaşmaktadır bunun sebebi ise zorlu kış şartlarından korunma amaçlanmıştır.
Yazlık denilen bahçe eskiden ahır olarak kullanılması için yapılmıştır fakat günümüzde Mardin halkı burayı depo olarak kullanmaktadır. Eyvan denilen bölümde ise yazları oturulan yerlerdir. Eyvan batı güneşinde gölgede kalacak şekilde dizayn edilmiştir.
Mardin evlerinin en büyük özelliği ise yapıların değişik motiflerle süslenmiş olmasıdır. Mardin 1979 yılında kentsel SİT alanı olarak ilan edilmiştir.
Deyrulzafaran Manastırı:
5. yüzyılda inşaat edilen ve adını çevresinde bulunan safran bitkisinden alan Deyrulzafaran Manastırı günümüzde Süryaniler için bir ibadet hane olarak kullanılmaktadır.
Süryanilerin en eski yapılarından biri olan Deyrulzafaran Manastırının içerisinde 52 Süryani patriğinin mezarları yer almaktadır.
Bu manastırın en dikkat çeken özelliği ise tavanıdır. Tavanın yapılması için herhangi bir harç malzemesi kullanılmamıştır.
Deyrulzafaran Manastırı merkeze 8 km uzaklığındadır. Maalesef buraya gelmeniz için bir araca ihtiyacınız vardır. Buraya minibüsler gelmemektedir.
Ziyaretçi Saatleri:
YAZ DÖNEMİ
SABAH : 08:30 - 12:00
ÖĞLEN : 13:00 - 17:00
KIŞ DÖNEMİ
SABAH : 08:30 - 12:00
ÖĞLEN : 13:00 - 16:30
Ulu Cami:
Mardin Ulu Cami 1176 yılında Artuklular tarafından yapılmıştır. Artukluların mimari açıdan en güzel örneklerindendir.
Mardin’in en büyük camileri arasından bulunan Ulu Cami 2 minareli olarak inşa edilmiştir fakat günümüze yalnızca 1 tanesi ulaşabilmiştir. Cami içerisinde Hz. Muhammed’in sakalının sergilendiği bir bölümde yer almaktadır.
Ulu Cami Süryanilerin söylemlerine göre eskiden kilise olarak kullanılıp sonradan camiye çevrilmiştir.
Mardin Müzesi:
1895 yılında Süryani Katolik Patrikhanesi olarak inşa edilen bu yapı pek çok hizmet için kullanılmıştır fakat 1947 yılında kurulan Mardin Müzesi 2000 yılında buraya taşınmıştır.
Asurlular zamanından beri bölgede yaşamış olan medeniyetlerden kalan eserler sergilenmektedir. Tarihi eserlerin yanı sıra Mardin’i tanımamız için kültürel değer taşıyan eserlerde bulunmaktadır.
Kasımiye Medresesi:
Kasımiye Medresesi Artuklular tarafından yapımına başlanmış ancak Moğolların saldırıları yüzünden yarım kalmıştır. Akkoyunlular tarafından ise 15. yüzyılda inşası tamamlanmıştır.
Kasımiye Medresesinin bir avlusu ve çeşmesi bulunmaktadır. Çeşmenin doğum ile ölüm arasındaki hızlı geçen zamanı simgelediği söylenmektedir.
Kasımiye Medresesi zamanında önemli bir eğitim merkezi halindeydi. Günümüzde ise El Cezire Sanat Müzesi olarak kullanılmaktadır.
Mor Gabriel Manastırı:
Mor Gabriel Manastırı 397 yılında Mor Şmuel ve öğrencisi Mor Şemun tarafından inşa edilmiştir.
Mardin’in Midyat ilçesinde bulunan Mor Gabriel Manastırı Süryanilerin ana yurdu olarak bilinmektedir. Hatta Süryani Kilisesi tarafından İkinci Kudüs olarak ilan edilmiştir.
Manastır Mardin kesme taşlardan yapılmıştır. Süslemeleriyle eşsiz güzellikler sunan manastırın en özel yapısı ise Theodora Kubbesidir.
Mardin Dara Antik Kenti:
Mardin’in en önemli tarihi yerlerinden olan Antik Kent ziyaretçilerine eşsiz bir tarihi güzellik sunmaktadır.
Mezopotamya’nın en önemli mekanlarından biri olan Dara Antik Kenti 6. yüzyılda Bizans İmparatorluğu sınırlarını korumak için yapılmıştır.
Antik Kent içerisinde Pers ve Babil kral mezarları, saray, kilise ve çarşıya ait bazı kalıntılar bulunmaktadır.
Midyat Mağaraları:
Mardin coğrafi özelliklerinden dolayı insanlar eski zamanlarda insanlarda mağara kültürü varmış.
Mardin ilçelerinde ve merkezinde İplik Dokuma Mağaraları, Şifa Mağaraları ve adını sayamadığımız çok sayıda mağara bulunmaktadır.
Mardin’e geldiğinizde bu insanların sanat anlayışlarını, güçlerini, sabırlarını görmeniz için mağaraları ziyaret etmenizi öneririz.
Zinciriye Medresesi:
Sultan İsa Medresesi olarak da bilinen Zinciriye Medresesi 1385 yılında Artuklu Sultanı İsa bin Muzaffer Davud bin El Melik Salih tarafından yaptırılmıştır.
Zinciriye Medresesi Mardin’in en tepesinde bulunduğundan dolayı zamanında rasathane olarak ta kullanılmıştır.
Zinciriye Medresesi iki katlı ve iki avlulu olarak inşa edilmiştir. Medrese özelikle taş işçiliği ile dikkat çekmektedir.
Artuklu mimarisinin en iyi yapılarından olan Zinciriye Medresesi günümüzde kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
Sakıp Sapancı Mardin Kent Müzesi:
Sakıp Sapancı Kent Müzesi 2009 yılında ziyaretçilerine kapılarını açmıştır.
Zamanında askeri kışlası, vergi dairesi olarak kullanılan yapıda günümüzde Mardin kültürü hakkında eserler yer almaktadır. Ayrıca Dilek Sapancıya ait fotoğraf ve resim sergileride bulunmaktadır.
Mardin’e geldiğinizde bu atmosferi mutlaka solumalısınız.
Müze Pazartesi günü hariç haftanın 6 günü saat 09.00-17.00 arası ziyaretçilerine kapılarını açmaktadır ve giriş ücreti 2 TL dir.
Surur Han:
17. yüzyılda Osmanlılar tarafından yapılan Surur Han tarihi kervansaray örneklerinden biridir.
Surur Han 2 katlı dikdörtgen yapıdadır ve içerisinde hediyelik eşya satan dükkanlar, oturup kahve içebileceğiniz kafeler bulunmaktadır.
Yerli ve yabancı turistlerin her zaman uğrak noktası olan bu hana sizlerin de gidip görmesini tavsiye ederiz.
Kırklar Kilisesi:
Kırklar Kilisesi 569 yılında Mor Behnam ve kız kardeşi Saro adına inşa ettirilmiştir. 12. yüzyılda camiye çevrilmiştir fakat ismi hala Kırklar Kilisesi olarak anılmaktadır.
Kırklar Kilisesi adını Roma İmparatoru Dokios isyan eden 40 tane Hristiyan askerini buz gölüne atar ve donarak ölmelerine sebep olmasından almaktadır.
Sade ve estetik bir yapıya sahip olan kilise avlusundaki çan kulesi ve ince taş işçiliği gelen ziyaretçilerin en çok beğendiği yapılardandır.
Şehidiye Medresesi:
Yan tarafında bulunan ve aynı adla anılan Şehidiye Camii ile birlikte 13. yüzyılda Artuklu Sultanı Melik Nasreddin Artuk Aslan tarafından yaptırılmıştır.
Yan tarafında bulunan Camii ile de çok dikkat çeken medresenin taş işlemeleri gözleri boyamaktadır.
Şehidiye Cami’sinin minaresi 1916 yılında Ermeni bir mimar tarafından sonradan yapılmıştır.
Mardin’e geldiğinizde süslü taşlarıyla ve minaresiyle dikkat çeken bu yapıları mutlaka görmenizi tavsiye ederiz.
Mardin’de Ne Yenir?
Kibbe: Kibe olarak da bilinen Kibbe aslında bildiğimiz işkembe dolmasıdır. Mardinliler bu yemeğe Kibbe demişlerdir.
İrok: Mardin usulü içli köftedir. Bu yemeğin haşlanarak yapılanına ise İkbebet denir.
Soğan Kebabı: Birçoğumuz soğan kebabı dendiğinde garipseyebilir fakat Mardinliler bu yemeği çok sevmektedir.
Kaburga Dolması: Birçok yörenin yöresel yemeği olan kaburga dolması Mardinlilerinde sofralarında olmazsa olmaz yemekleri arasındadır.
Dobo: Mardin dendiğinde yemek olarak akla ilk olarak et gelmektedir. Dobo da Kuzu kol ile yapılan çok güzel bir yemektir.
Firkiye: Çağla ve kuşbaşı et ile yapılan bu yemek Mardinlilerin yaptığı en değişik tarzda yemektir.
Kiliçe: Mardin çöreğidir.
Sembusek: Lahmacunun ikiye katlanmış hali olarak yapılan bu yemeğin lahmacundan farkı saç üzerinde pişirilmesidir.
Alluciye: Yeşil erik ve et ile yapılan bu yemek Mardin’in en değişik tarzdaki yemekleri arasındadır.
Accin: İçerisinde et, bulgur, ve yumurta bulunan bu yemeği Mardinliler çok sevmektedir.
Harire: Mardinlilerin tatlısıdır. İçerisinde pekmez, un, şeker ve tarçın bulunmaktadır.