Bizim milletimizde çok ilginç bir davranış var. Borç parayı sanki kendilerininmiş gibi kullanıyorlar. Yani konuyu doğru yere mi açtım bilemiyorum ama bana cidden çok tuhaf geliyor şu kredi kartı denen şeyler... Sanki kötü gün dostu, her durumda yanındalarmış gibi ama aslında o karttaki para senin değil ki; bankanın sana verdiği borç. Ve o kadar tehlikeli bir şey ki... Özellikle bu tuzağa düşen pek çok genç arkadaşım var. Yanlış anlaşılma olmasın, ben de üniversite öğrencisiyim. Ama genelde bu yaşlarda bize borcu dayatıyorlar ve zaten şehir dışında okumanın zorluğuna ek ekonomi de sağ olsun kredi kartı kullanma fikri çok cazip geliyor. Asgarisini öder geçiniriz diye kendimizi rahatlatmaya çalışıyoruz ama aslında o kredi kartını aldığımız güne lanet ediyoruz ve bir kere bile geceleri yastığa başımızı rahat koyamıyoruz. Ve yahut kyk kredisi. Sanırım en kötüsü o. Sözde faizsiz kıymetli dostlarım ama bildiğiniz üzere aldığınız kredinin borcunu, kredi bittikten bir ya da iki sene sonra ve o zamanın güncel enflasyon farkıyla ödüyorsunuz. Düşünsenize. Henüz iş bulamamışsınız veya yeni işe başlamışsınız. Alacağınız ilk maaşın bir kısmı daha üniversitedeyken size taktıkları borca gidiyor. Öyle küçük bir kısmı da değil ha. Bir üniversite üçüncü sınıf öğrencisi olarak henüz burs ve kredi başvuruları başlamadan siz üniversiteye yeni başlayan genç kardeşlerime naçizane tavsiyem kesinlikle geri ödemeli kyk kredisi ve kredi kartı almamaları. Vallahi mahvolursunuz. Çevremde o kadar çok alıp da pişman olan var ki. Gerekirse sigara alkolü bırakın, hem sağlıktan hem paradan kazanın ama asla kredi almayın. Hayata borçla başlamayı kimse istemez.